iyiliğe var mısın?                                                                                    şubat 2003

 

 

İnsanları tanıyorum anne...

Hangi yüzde ne gizli, sözlerde ne saklı, hangisi faydalı, kim zararlı, yapabilir mi, ne yapamaz, tehlike nedir ve ya korku... Yalan; neydi gerçekte, ıstırap nasıl bir şey, kimler zulmeder, vicdansız olmak nasıl! İyiliği hak etmek ve kötülükten kaçamamak...

 

Kaçmak istemek her şeyden, özgürlüğü çılgınca istemek, kıyafetin bile değeri, değersizliği, aynı anda zıtları yaşamak. Anlamak; sakini, sabırsızı, umursamaz - kindarı, mütevazı - kibirliyi, çirkini - güzeli. Daha iyi anlayabiliyorum ve disiplinin yanında sabırla beraber bu saydıklarımı da öğreniyorum burada!

      

Seni özlediğimi. Gözde’yi, Akın'ı, Emre’yi, dünyanın en güzel gözlerinin sahibi Babamı, O'nu, son nefese kadar unutmayacağım, yanımda olmasalar da arayıp seveceğim, kimini ağabey, abla, kimini dost ve kardeş bildiğim ruhuma yakın kıymetli insanları! Mikrofonumu, bana değer verip hep yanımda olan dinleyicilerimi, özlediğimi, hissediyorum taa derinlerde...

      

Az önce bir arkadaşım geldi yanıma. Tertibim! Cep telefon ihtiyacım olup olmadığını sordu, paylaşmak istedi bu imkânı benimle... Evet, ana; paylaşmak! Belki bunu da öğretti ama en çok paylaşmamanın, paylaşamamanın soğukluğunu tadıyorum!

devam...